ağız birliği

-ni is. 约定, 约好; 统一口径, 串通
◇ \ağız birliği etmek 达成一致意见, 约定, 约好; 统一口径, 串通: Ağız birliği etmiş gibi hep aynı hareketleri yapıyor ve aynı sözleri söylüyorlardı. 他们似乎都已经串通好了, 说话办事如出一辙。Kumaşçılar sanki ağız birliği etmişler, hepsi aynı parayı istiyor. 布商们似乎串通好了, 都要一个价。Ali’nin kulağını doldurdum o da benimle ağız birliği edecek. 我已经给阿里打过招呼了, 他也将和我们统一口径。\ağız birliği yapmak 对问题事先统一看法, 统一说法, 达成一致意见, 约定, 约好, 统一口径, 串通: Kötü insanlar da kötü işlerinde biribiriyle ağız birliği yaparlar. 坏人们干坏事的时候也都要相互统一口径。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • ağız birliği — is. Bir konuda anlaşarak aynı biçimde konuşma, söz birliği Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ağız birliği etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağız birliği etmek — bir konuda anlaşarak aynı biçimde konuşmak, söz birliği etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağız — 1. is. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü 2. is., ğzı, anat. 1) Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk 2) Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü Küçük bir ağız. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • söz birliği etmek — ağız birliği etmek Çocuklar sanki söz birliği etmişçesine ortadan yok olmuşlar. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • söz birliği — is. Ağız birliği Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller söz birliği etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dil birliği — is. Lehçe ve ağız farklarını gidererek aynı dili kullanan toplumlar arasında ortak bir yazı dilinde ve alfabede birleşme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hep bir ağız olmak — söz birliği etmek, anlaşarak bir konuda aynı şeyleri söylemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birlik — is., ği 1) Tek, bir olma durumu, vahdaniyet Tanrı nın birliğine inanır. 2) Bir arada olma durumu, vahdet Türk milletinin birliği. 3) Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet Dil birliği. Ülkü birliği. 4) Belli bir topluluğun yararlarını korumak için …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • YEKZEBAN — Söz birliği. Ağız birliği. Sözde beraberlik. * Aynı dili konuşan. Bir dilde …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • birbirinin ağzına tükürmek — tkz. bir sorunda, bir olayda sözleşmiş gibi ağız birliği yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dil — 1. is. 1) Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki... Y. Z. Ortaç 2) Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.